2026 Ankara Zirvesi
Türkiye'de düzenlenen düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, transatlantik savunma üretimi ve buna ilişkin yatırımların ön planda olacağı Savunma Sanayii Forumu'yla başladı.
ATO Congresium'da başlayan Savunma Sanayii Forumu, NATO tarihinin en geniş kapsamlı sanayi etkinliği olacak.
NATO Savunma Sanayi Forumu'nun açılışında konuşma yapan Rutte, NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını artırma ve savunma sanayisini güçlendirme taahhütlerini hayata geçirmeye başladığını kaydetti.
Lahey Zirvesi'nde alınan kararların kısa sürede somut sonuçlar verdiğini söyleyen Rutte, şu ifadeleri kullandı:
“Bir yıl önce Lahey'de müttefikler, 2035 yılına kadar savunmaya gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ini ayırma taahhüdünde bulundu. Şimdiden kayda değer ilerleme sağlıyoruz. Ayrıca savunma üretimini ve inovasyonu artırma konusunda da mutabakata varmıştık. Bugün Ankara'da, bir yıl sonra, bu taahhütleri somut sonuçlara dönüştürdüğümüzü görüyoruz. Bugün boyunca Atlantik'in her iki yakasından müttefikler ve savunma sanayii temsilcileri milyarlarca dolar değerinde yeni projeler açıklayacak ve sözleşmeler imzalayacak. Bu yatırımlar yüz binlerce yeni istihdam yaratacak. Bu gerçekten yerinde yapılmış bir yatırımdır.
Bugün hem sizler hem de tüm dünya, Kuzey Amerika ve Avrupa'daki sanayilerin el ele vererek birlikte yenilik geliştirdiğini ve yeni nesil kabiliyetler oluşturduğunu görecek. Bunlar tek bir ülkenin değil, birçok müttefikin yakın iş birliğiyle geliştirdiği, gerçekten 'NATO'da üretilmiş' kabiliyetlerdir. İttifakımızı daha güçlü hale getirmenin yolu budur. Bir milyar vatandaşımızı ve topraklarımızın her karışını bugün ve gelecekte korumanın yolu budur.”
Rutte savunma sanayi ile NATO arasındaki iş birliğini güçlendirecek yeni platformu şöyle duyurdu:
“Savunmamızı sizler olmadan gerçekleştiremeyiz. İşte bu nedenle bugün NATO Sanayisi İçin Ön Kapı (NATO Front Door for Industry) platformunu hayata geçiriyoruz. Bu platform, savunma sanayisinin NATO bünyesindeki fırsatlardan haberdar olmasını sağlamak ve İttifak ile sanayi arasındaki etkileşimi kolaylaştırmak amacıyla oluşturuldu. Artık bu kapı resmen açıldı.
NATO Front Door, tedarik fırsatlarından inovasyon etkinliklerine kadar tüm süreçlere tek noktadan erişim sağlayacak. Hepinizi bu platformu ziyaret etmeye, bizimle etkileşim kurmaya, sistemi test etmeye ve geri bildirimde bulunmaya davet ediyorum.
Önümüzdeki aylarda platformu geliştirmeye devam edeceğiz ve 2027 yılında tamamen faaliyete geçmesini hedefliyoruz. Bunun NATO ile savunma sanayisi arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu bilmenizi isterim.”
“NATO ENGINE” İLE ORTAK SAVUNMA ÜRETİMİ
Rutte, transatlantik savunma üretimini hızlandırmak amacıyla "NATO Engine" adlı yeni girişimi de açıkladı. Hiçbir ülkenin artan savunma talebini karşılayacak kapasiteye sahip olmadığını belirten Rutte, şu ifadeleri kullandı:
"Cephaneliklerimizi yeniden inşa etmek ve rakiplerimizden daha fazla üretim yapabilmek için üretim kapasitemizi büyütmemiz ve inovasyonu hızlandırmamız gerekiyor. NATO Engine, en umut verici şirketlerimizin Atlantik'in iki yakasında sınır ötesi üretim ve iş birliğini büyük yeni yatırımlar gerektirmeden büyütebilmelerini destekleyecek.
Bu kapsamda kullanılabilir kapasiteye sahip fabrikalar ve ileri üretim tesislerinden oluşan bir ağ kurulacak. Böylece atıl üretim kapasitesi ile hızlı üretim yapmak isteyen şirketler bir araya getirilecek. Bunun savunma üretimimizi önemli ölçüde artıracak bir itici güç olmasını bekliyoruz."
ABD VE AVRUPA ORTAK SAVUNMA ÜRETİMİ
Rutte, müttefiklerin hava savunması ve taarruz kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla yeni çok uluslu tedarik girişimlerini de başlattığını söyledi. Bu sistemlerin hem NATO'nun savunması hem de Ukrayna'ya destek açısından kritik önemde olduğunu belirten Rutte, şöyle konuştu:
“Bu kapsamda birçok NATO müttefiki yeni çok uluslu ortak tedarik koalisyonlarına katılıyor. Bu girişimler sayesinde deniz taarruz füzeleri, Joint Strike Missile (JSM) sistemleri ve Small Diameter Bomb (SDB) mühimmatları başta olmak üzere ihtiyaç duyduğumuz birçok kabiliyet daha hızlı şekilde tedarik edilebilecek.
Talebin ortaklaştırılması, tedarik süreçlerinin uyumlu hale getirilmesi ve sanayi yatırımlarının eşgüdüm içinde yürütülmesi sayesinde müttefikler mevcut kabiliyet eksikliklerini çok daha etkin şekilde giderebilecek. Bu projelerde Kongsberg, Raytheon, Boeing ve RWM Italia gibi şirketlerin yer almasından memnuniyet duyuyoruz.”
KRİTİK HAMMADDELER ORTAK STOKLANACAK
Savunma sanayisinin tedarik zincirlerini güçlendirmek amacıyla yeni bir girişim başlattıklarını açıklayan Rutte, "Bugün ayrıca savunma açısından kritik hammaddelere yönelik çok uluslu yeni bir projeyi de hayata geçiriyoruz" dedi. Savunma sanayisinin dayanıklı tedarik zincirlerine ihtiyaç duyduğunu belirten Rutte, "Savunmamızın güçlü ve hazırlıklı kalabilmesi için sanayi altyapımızın ve tedarik zincirlerimizin dayanıklı ve güvenli olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Yeni proje kapsamında müttefiklerin kritik hammaddeleri ortak şekilde tedarik edeceğini belirten Rutte, "Birçok müttefik; savunma açısından kritik hammaddelerin, bileşenlerin ve geri dönüştürülmüş ürünlerin ortak şekilde tedarik edilmesi, depolanması, taşınması ve stok yönetimi konusunda birlikte çalışmayı taahhüt ediyor" dedi.
İHA SİSTEMLERİNE 40 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM
Konuşmasının sonunda insansız hava araçlarının savaşın doğasını değiştirdiğini belirten Rutte, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“İnsansız hava araçları modern savaşın karakterini köklü biçimde değiştirdi. Artık savaş alanının belirleyici unsurlarından biri haline geldiler. Bunu Ukrayna'da, Orta Doğu'da ve NATO genelinde açık biçimde görüyoruz. Müttefik ülkeler kendi topraklarında da çok sayıda insansız hava aracı ihlaliyle karşı karşıya kaldı. Buna karşılık NATO, insansız hava araçlarını büyük ölçekte kullanma kapasitesini hızla artırırken, aynı zamanda bu tehditleri tespit edecek, tanımlayacak ve etkisiz hale getirecek güçlü karşı-İHA sistemleri de geliştiriyor.
Bir milyar vatandaşımızı insansız hava araçlarından kaynaklanan her türlü tehdide karşı korumanın yolu budur. Bugün NATO Drone Edge girişimini başlatıyoruz. Bu girişim kapsamında müttefikler önümüzdeki beş yıl içinde karşı-İHA kabiliyetlerine 40 milyar doların üzerinde yatırım yapacak. Bu sistemlerin etkin kullanılabilmesi için insan kaynağı da büyük önem taşıyor. Bu nedenle müttefikler, 2027 yılı sonuna kadar silahlı kuvvetlerindeki İHA operatörü sayısını beş katına çıkarmayı taahhüt ediyor.
NATO da bu hedeflere ulaşılması için çeşitli mekanizmalarla destek sağlayacak. İlk adım olarak, karşı-İHA sistemlerinin daha hızlı ve daha büyük ölçekte tedarik edilmesini sağlayacak bir Karşı-İHA Pazaryeri (Counter-Drone Marketplace) kurulacak.
NATO Destek ve Tedarik Ajansı (NSPA) da müttefikler adına gözetleme amaçlı insansız hava araçlarının tedariki için yüz milyonlarca avro değerinde sözleşmeler başlatacak. Aynı zamanda NATO, NATO Flight Training Europe projesi aracılığıyla insansız hava aracı eğitim kapasitesini de genişletiyor. Bugün Finlandiya, Fransa ve İsveç'in projeye katılmasıyla programa dahil müttefik sayısı 20'ye, eğitim merkezi sayısı ise sekiz ülkede 16'ya ulaştı. Birlikte, insansız hava araçlarına hazır bir NATO inşa ediyoruz.
En yeni teknolojilerden yararlanıyor, transatlantik savunma sanayimize yatırım yapıyor ve Ukrayna savaş sahasından elde edilen gerçek deneyimleri uygulamaya aktarıyoruz.”
DÜNYA LİDERLERİ ANKARA'DA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında aralarında ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kanada Başbakanı Mark Carney, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic ve NATO Genel Sekreteri Rutte ile Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın bulunduğu liderlerle görüşecek.
Zirve kapsamında dışişleri bakanları ve savunma bakanları da çalışma yemeklerinde bir araya gelecek.
2004'te İstanbul'daki NATO Zirvesi'nde hayata geçirilen ve Katar, Bahreyn, Kuveyt ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin yer aldığı İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamında dışişleri bakanları düzeyinde özel oturum düzenlenecek ve NATO İstanbul İşbirliği Girişimi Dışişleri Bakanları Toplantısı yapılacak.
-Erdoğan-Trump Görüşmesi-
Türkiye adına en net ve iyi haber NATO zirvesinin resmi bildirisinden değil, Erdoğan-Trump görüşmesinden çıkacak. Çünkü iki ülke ilişkilerinin geleceğini doğrudan etkileyecek başlıklar masada olacak. KAAN’ın ilk nesil seri üretimi için gerekli motor satışının onaylanması ilk sırada. Trump yönetimi zirve öncesinde 700 milyon dolar değerinde General Electric üretimi jet motorlarının satışını Kongre'ye bildirdi. Trump'ın bu haberi bizzat açıklaması en somut kazanım olacaktır. Trump'ın zirvede açıklayabileceği en somut kazanımın bu olması beklenebilir.
ABD ile olan diğer konular için Ankara’da somut bir gelişme olmayacaktır. Buna karşılık CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ya da Türkiye'nin kısa vadede F-35 programına tam dönüşü gerçekçi beklentiler değil. Her iki konuda da Kongre belirleyici konumda. Zirveden çıkabilecek en olumlu sonuç, yaptırımların kademeli gevşetilmesine ve F-35 konusunda yeni bir yol haritasına ilişkin siyasi irade beyanı olabilir.
Ancak F-35 konusunda gelişme olsa dahi sanıldığı kadar kolay ve kısa zamanda aşılacak bir husus olmayacaktır. Dolayısıyla Türkiye tüm enerjisini TUSAŞ’ın milli muharip uçağı KAAN’a ve onun motor geliştirme çalışmalarına yönlendirmesi en iyi doğrusu olacaktır.
Türkiye’nin NATO’da konumu
Türkiye açısından asıl kazanım Avrupa’nın savunma kapasitesindeki eksiklikleri görünür hale getiren Rusya-Ukrayna savaşı sebebiyle NATO'nun güney kanadının ve savunma sanayi kapasitesi bakımından vazgeçilmezliği olacaktır. Büyük ihtimalle zirve bildirisinde ve liderler söyleminde açıkça teyit edilecektir. Ancak altını dolduracak kararların alınmasının kolay olmayacaktır. AB üyesi ve NATO’da müttefikimiz olan ülkelerin yüzümüze karşı gülümserken arka planda mutlaka başka hesapları olacaktır.