Bakanlar Erzurum'da sanat etkinliğine katıldı
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Erzurum'da Atatürk Üniversitesinde düzenlenen "Kim Var" sanat etkinliği ve Sosyal Konut Dağıtım Programı'na katıldı.
Üniversitenin 15 Temmuz Millî İrade Salonu'nda düzenlenen etkinlik, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.
Koordinatörlüğünü besteci, şair ve piyanist Yücel Arzen Hacıoğulları'nın üstlendiği etkinlikte, öğrencilerden oluşan koro çeşitli şarkılar seslendirdi.
Göktaş ile Tekin'in de eşlik ettiği şarkıların söylendiği etkinlikte tiyatro gösterisi sahnelendi. Göktaş ile Tekin, Arzen'e tablo hediye ederek protokol üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Millî Eğitim Bakanı Tekin, burada yaptığı konuşmada, "Birileri, millî birliğimiz ve beraberliğimizden çok rahatsız. Çocuklarımızın okulda aldığı eğitimin bu birlikteliğimizi güçlendirmesinden gerçekten çok rahatsızlar. Bizi eleştiriyorlar. Geçmişine bağlı, gelecekten ümitli gençler yetiştirmek istiyoruz. Kim ne derse desin yolumuzdan dönmeyeceğiz, gençlere çok güveniyorum ve hepsini çok seviyorum." ifadelerini kullandı.
-Bakan Tekin Cemevi'ni ziyaret etti-
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, buradaki programın ardından Hz. İmam Hüseyin Cemevi'ni ziyaret etti.
Bakan Tekin ziyarette yaptığı konuşmada, Türkiye'nin tarih boyunca birlik ve beraberliğini hedef alan ayrıştırıcı politikalarla mücadele ettiğini vurgulayarak "Bu ülkenin vatandaşlarını inancı, etnik kimliği ya da yaşam tarzı üzerinden birbirine düşürmek isteyenlerin derdi hiçbir zaman Alevilik, Sünnilik ya da Kürtlük olmadı; onların derdi menfaatti" dedi.
"Bu coğrafyada güçlü bir devlet istemeyenler ayrışmayı körükledi"
Türkiye'nin jeopolitik konumu nedeniyle tarih boyunca hedef alındığını belirten Tekin, dış müdahalelerin içeride fay hatları oluşturmak üzerinden yürütüldüğünü ifade edere "Bu ülke, vatandaşları arasında ayrım gözetmeyen güçlü bir devlet olarak var olmasın diye, inanç, itikat ve etnik kimlik üzerinden düşmanlık üreten virüsler bu coğrafyaya enjekte edildi. Osmanlı sonrası dönemde birlikte yaşanan milletlerin cetvelle çizilen devletlere dönüştürüldü. Bu yapay ayrışmaların olduğu coğrafyalarda hâlâ barışın ve hukuk devleti tesis edilemedi. Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı sonrası üniter bir devlet modeliyle bu tuzağa düşmedi" diye konuştu.
"Bu ülke acı tecrübeler yaşadı"
Cumhuriyet tarihinin sancılı dönemlerine değinen Bakan Tekin, Türkiye'nin birlik duygusunun zedelendiği birçok karanlık süreci yaşadığını ifade ederek "Bu ülke 12 Eylül öncesini yaşadı. Günahsız insanların birbirine silah çektiği dönemleri gördük. İnsanların etnik kimliğinden dolayı ötekileştirildiği, nüfus cüzdanındaki kayıtlı olduğu il sebebiyle düşman muamelesi gördüğü zamanları yaşadık. Sadece başını örttüğü için kamusal hizmetlerden dışlanan, insan yerine konulmayan vatandaşlarımız oldu. Bu ayrımcılığın hiçbir meşruiyeti yoktu" ifadelerini kullandı.
"AK Parti bu zihniyetle topyekûn mücadele için kuruldu"
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kuruluş felsefesine değinen Bakan Tekin, 2001 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yola çıkılırken temel hedefin ayrımcı devlet anlayışıyla mücadele etmek olduğunu vurgulayarak "İnsanları etnik kimliği, dini inancı ya da ibadet biçimi nedeniyle ötekileştiren tüm yapılarla mücadele etmeyi hedefledik. 18 Kasım 2002'de hükümet kuruldu. 30 Kasım 2002'de, yani sadece 12 gün sonra, OHAL uygulaması kaldırıldı. Köy boşaltmalarına, antidemokratik baskılara sebep olan bir uygulamaya son verdik. Çünkü hedefimiz milli birlikti" dedi.
"Ahmet Kaya linç edilirken bu ülke demokrasiyle tanışmamıştı"
Gençlere seslenen Bakan Tekin, yakın geçmişin unutulmaması gerektiğini belirterek, Ahmet Kaya örneğini vererek, "AK Parti'den önce Ahmet Kaya, Kürtçe şarkı söylediği için bugün bize demokrasi dersi vermeye çalışanlar tarafından linç edildi. Bugün gelinen noktada devlet okullarında Kürtçe seçmeli dersler veriliyor, özel kurslarda ana dil eğitimi mümkün. Bu açılım yalnızca Kürtçe ile sınırlı değil. Çerkezce, Adıgece dahil olmak üzere 18 farklı lehçede çocuklarımıza ana dillerini öğretiyoruz" dedi.
"Alevi-Bektaşi vatandaşlarımız müfredatta ötekileştirilmiyor"
2011 yılından itibaren din kültürü ve ahlak bilgisi kitaplarında önemli değişiklikler yapıldığını belirten Tekin, Alevi ve Bektaşi vatandaşları dışlayan ifadelerin müfredattan çıkarıldığını vurgulayarak, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile bu süreç daha da derinleşti. Alevi ve Bektaşi çocuklarımızın kendi inançlarını doğru şekilde öğrenebilecekleri bir din kültürü anlayışını hayata geçirdik. Cumhuriyet tarihinde ilk kez Alevi-Bektaşi vatandaşların sorunlarıyla doğrudan ilgilenen bir başkanlık kuruldu. Bu adım Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortak iradesiyle atıldı" şeklinde konuştu.
"İç cepheyi güçlendirmek hepimizin görevi"
Konuşmasının son bölümünde Türkiye'nin bulunduğu coğrafyaya dikkat çeken Bakan Tekin, birlik vurgusu yaparak "Bu coğrafyada birbirine kenetlenmiş bir Türkiye, önümüzdeki yüz yılı Türkiye Yüzyılı yapacak kudrete sahiptir" Gelin, düşmanlarımızın ellerini ovuşturarak beklediği bu süreçte beklentilerini boşa çıkaralım. Bizi bir arada tutan değerlere sımsıkı sarılalım. "Gölgesinde yaşamaktan onur duyduğumuz ay yıldızlı bayrağı gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye ile bırakmak istiyoruz" dedi.