Muhammet İSPİRLİ

Muhammet İSPİRLİ

[email protected]

İktidar değil, ÖNEMLİ OLAN muktedir olmak

23 Mayıs 2016 - 01:00

Komşu ilimiz Erzincan’ın sevilen Vekili, Bakanı ve bu günün Başbakan adayı Binali Yıldırım ile görev yaptığım dönemde yakın ya da uzak mesafede çalışma imkânım oldu.
Her şeyden önce bir insan olarak güler yüzlülüğü, sempatik tavırları, özüyle hareket eden, tevazu sahibi kişiliğiyle hemşeri canlısı biriydi Sayın Binali Yıldırım. Bizim şehirden değildi ama bizim bölgeden bizden biriydi.
Hakkında çok şey yazılıp çizilmişti, eleştirilmişti… Vay efendim, “Erzincanlıları her yere doldurdu“ , “Ulaştırma Bakanlığı Erzincan Bakanlığı Oldu”, “Öncelik Erzincanlılara”, “Binalı Yıldırım’a Hevesleniyoruz” gibi gıbtayla bakılan haber ve köşe yazıları da vardı.
O dönemler Sayın Bakanı Erzincan’da ve sorumluluk alanımdaki 9 il bölgesinde izlediğimde bendenizin de dikkatini çekmişti. Üst düzey bürokratlar, şirket temsilcileri, ceolar, bazı genel müdürlüklerin spor temsilcileri bile Erzincanlıydı. Tabii bu insanlar bizdeki gibi birbirlerinin etini yiyip, dedikodularını yapıp kuyularını kazmıyorlardı. Arı gibi çalışıyorlardı Binalı Yıldırım’ın etrafında. Yine o dönem Sayın Bakan’ın etrafında fır dolanan bir isim daha vardı, o da hayli dikkatimi çekmişti; Sarayın şimdiki danışmanlarından Yiğit Bulut
Evet, Sayın Bakan Binali Yıldırım
O şimdi AK Parti’nin Resmen Genel Başkanı… Bir numara ve parti disipliniyle birlikte partinin ekseri çoğunluğunun işaret ettiği Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin 27. Başbakanı’dır artık.
Hayırlı uğurlu olsun!
Küçük bir mukayese…
Bizden de bakanlar oldu yani….
Biri güzel işler yaptı ama kuş gribine yakalandı nedense…
O, Türkiye’nin bakanı, Türkiye’nin vekiliydi…
Ben o dönemler, şükür kendi imkânlarım ve çalışma azmimle bir kurumun bölge müdürlüğüne getirilmiş ve görevimi yapıyordum. Tepemize birini diktiler. 8 ay burnumdan getirdi. Sadece ve sadece bu sayın bakanımıza nispeten ‘sıkıntı’ olduğunu söylediğimde aldığım cevap “Amaaan boşver, gençsin çalışırsın!” demesi bana yetmişti… Ben de hiç uğraşmadım zaten, bir iki tane sözde meslektaşım mutluluk kınası yaktı sonuçta…
Biz buyuz işte…
Sonra bir bakanımız daha oldu.
O da aynen Erzurum canlısı (!..), Türkiye bakanı olduğu içün Türkiye vekiliydi
Yanına yaklaşmak ne mümkün…
Bir tane haklı sebepli eş durumu birinci sınıf memur atamayı dahi yaptıramadık.
Şehrin vekilliklerinde şimdi başka isimler var…
Onlar ki bu şehirde mazbatayı, soluğu Ankara’da alanlar…
Komik bir olay;
Kim nasıl etmişse, benim telefon numaramı Zehra Hanım’ın numarası diye vermiş seçmene.
Vatandaş da aylardır ha bire beni arıyor gece gündüz vakitli vakitsiz… Erkek sesi duyunca doğrulama bile yapmadan danışman diye bana sorunlarını soluksuz iletmeye çalışıyorlar.
Zehra Hanım’ı geçenlerde aradım, durumu anlattım, endişe etmemesini, eften püften sorunlara ben buradan cevap vermeye çalıştığımı ilettim gülerek...
Allah’tan Zehra Hanım’ın bende doğru numarası var ve aradığımda da cevap verdi… Diğerleri gibi, “Muhammetciğim ben sana döneyim” deyip sıraya koyanlardan değildi…
Doğru ya; Onlar Kızıl Elma’daki hedefe kilitlenmişler, işleri hayli yoğun…
Şehre atamalar yapılıyor, arkadaşlar günlerdir yazıyor çiziyor, kimseden tık yok…
Eee kardeşim, atananlar bu ülkenin vatandaşı değil mi? İlla Erzurumlu mu olacak?
Doğru ya; Biz günlerce naçizane referans olduğumuz sayın vekiller çoktan Türkiye vekili olmuşlardı.
Benimki de devamsızlık yani…
Lafı fazla uzatmadan, şu First Lady meselesine gelmek istiyorum.
Lügat anlamı, seçilmiş devlet başkanlarının eşleri için kullanılan resmî olmayan unvandır. Bu kavramın çıkış yeri olan Amerika Birleşik Devletleri'nde, eyalet valilerinin eşleri de kimi zaman "First Lady" olarak anılır.
Son zamanlarda ne hikmetse bu sıfat bizde kullanılmaya, vasıfları da benzer şekilde aranmaya başlandı.
Başbakan adayı Binalı Yıldırım’ı buradan vurmaya çalıştılar.
Geçmişte de yaptılar yaptıkça cevabını seçmenden aldılar.
Al sana 21. Yüzyılda Atatürk kadını!
Vay beee…
İlla First Lady olacak…
Arkadaş, senin bir türlü geçmişte Bakanın, şimdi Başbakan’ın eşi diye yakıştıramadığın Hanım,  eşi gibi mütevazı, hanım hanımcık duruşu, giyim kuşamı,  şefkatli anne görüntüsü ile pırıl pırıl eli öpülesi bir insan. Tıpkı anam gibi, teyzem, halam, ezem, ablam, kardeşim gibi…
O da bizden biri…
Ne diyorsun, bu Hanım AK Parti’yi mi yönetecek, hükümeti mi idare edecek?
Binali Yıldırım gitsin bu saatten sonra senin kafa şartlarına uygun First Lady mi bulsun?
Toğbe toğbe…
Siz asıl yazılması gerekenleri yazmadıkça, Türk siyasi hayatında böyle muhalefet liderleri de var oldukça bu ülkede öyle başkanlıklar olur ki…
Muhalefet lideri de kalkıp kan’dan dem vurursa, bu milletin beynine kan sıçrar, sandığı dört gözle bekler işte her zamanki gibi…
Sonra da oturur pesküvit kıtırdatırlar can yoldaşlar…
Halk deyip halka tepeden bakmaya devam ettiğin sürece gezdikçe batarsın arkadaş…
Türkiye’de acilen iyi bir muhalefet partisine, doğru haber ajansları ve medya yayın organlarına, bu şehirde ise muktedir siyasilere ihtiyaç duyulmaktadır.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum