Muhammet İSPİRLİ

Muhammet İSPİRLİ

[email protected]

KÖTÜ DADI…

10 Kasım 2015 - 00:28

Geleneksel veli toplantısına katılmak üzere eşimle birlikte çocuğun okuluna gittik.

Bir veli olarak aldığım dersi, gazeteci sorumluluğumla birlikte sizlerle paylaşmak istiyorum.

Tüm öğretmenlerin ortak kanaatiydi; Okul da gereğini yapmış, hazırladığı 4 sayfalık broşürü, öğretmenlerin de özet aktarımı sonucu elimize tutuşturdular.

ÇOCUKLARINIZI BU KÖTÜ DADIDAN KURTARIN vurgulu manşetin sonunda kocaman bir ünlem işareti vardı…

Evet, bu kötü dadı, maalesef özellikle şark illerinde hepimizin içerisine girercesine zaman mefhumu gözetmeksizin seyrettiğimiz, yavrularımızı, çocuklarımızı ve gençlerimizi adeta emanet ettiğimiz TELEVİZYON…

 

Ekranlarda durum malum. Saçma sapan moda, eğlence programları, son zamanlarda hayli artan aşk-meşk-kiraz mevsimi, beni böyle sev, kara sevda gibi modern (!..) arabesk dizileri, seviyesiz bir sürü tartışma programı ve daha neler neler…

Çocuklarda ciddi bir ekran bağımlılığı var ve bu tespiti yapan okul, fazla tehlike sinyalleri fazla çalmadan biz velileri uyardı…

Dedi ki;

-Saatlerce karşısından ayrılmayan çocuğumuz, kontrolsüz izlediği programlar sayesinde öğrenmemesi gereken ne varsa öğreniyor dadısından…

-Üstelik bu dadı, 24 saat yanı başında, ne zaman canı sıkılsa yeni bir şiddet metodu, yeni bir suç tekniği öğretebiliyor ona…

-Bazı hukukçular, 5 yaşından itibaren televizyon izleyen çocukların 15 yaşına kadar geldiklerinde, 18 bin saldırı ve işkence yolu öğrendiklerini belirtiyor…

-Dizileri ve haberleri her gün takip eden bir insanın hangi kapı nasıl açılır, başkasının kredi kartı bilgileri nasıl elde edilir, çanta nasıl kapıp kaçılır gibi sorulara cevap vermesi oldukça kolay…

-Ailece, beğenerek ve özenerek izlediğimiz pek çok dizide şiddet kimi zaman açık, kimi zaman gizli bir şekilde veriliyor…

Özetle deniyor ki, çocuğunuza verdiğiniz eğitimi sıfırlayan ve yeniden formatlayan televizyon hırçın, duygularına göre hareket eden, suça eğimli bireyler yetiştiriyor…

Bu son cümle çok önemli uyarı…

Hele bir de buna tüm çocuklarımızın ellerine tutuşturduğumuz cep telefonları, bilgisayar ve kontrolsüz bıraktığımız internet kafeleri de eklersek bu işin kontrolünü nasıl sağlayacağız?

Okullarda cep telefonu yasaklandı. Uygulama başarılı…

Peki, biz aileler okul dışında yeterince önlem alabildik mi?

Sosyal medyadaki iletişimi yeterince kontrol edebiliyor muyuz?

Evet, eğitim-öğretim sorumluluğuyla birlikte aynı zamanda ciddi bir sosyal sorumluluk gereği yapmış oldukları bu başarılı çalışmayla bizleri uyaran Güneş İlköğretim Okulu’nun Öğretmen ve Değerli Yöneticilerini kutluyorum.

Biz veliler bu konularda daha dikkatli olmalıyız!

Okuldaki görüşmede bir Türkçe öğretmeninin anısını da aktarmadan geçemeyeceğim.

Askerde iken, bir komutanı şunu yapıyormuş:

Haftanın bazı günlerinde akşam saatlerinde aile bireyleri belli bir süre kitap okuyor ve sonra okudukları kitap özetlerini birbirlerine anlatıyorlarmış…

Fazla söze gerek yok…

Ben dersimi aldım, evlatlarını, geleceğini düşünen tüm dostlara da selam olsun!

RTÜK’ten medet ummayın, kim kime dum duma…

Onlar kimin ekmeğini yiyorlarsa onun şarkısını söylemeye, pardon karşıkinin ekranını kapatmaya devam ediyorlar.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum